Beşiktaş için ilginç benzetme: Tavlada pulları taşırken...

Fotomaç Gazetesi yazarı Ertem Şener, Hapoel Beer Sheva - Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi mücadelesini değerlendirdi.

Beşiktaş için ilginç benzetme: Tavlada pulları taşırken...
Günaydın Beşiktaşlı

Beşiktaş ligde kötü. Kupada kötü. Avrupa dün gece ilaç oldu.
Ama önce baştan başlayalım.
Kötüleri yazalım iyileri sona bırakalım.
Duygular bir kenara; ilk 11 kötü.
Kendi kalitesine hiç yakın olmayan bir takıma karşı bu kadar defansif bir kadro ile çıkmanın manasını anlayamadım.
'0-0 da bize yeter' düşüncesi Beşiktaşlıları üzdü. Tavla oynamayı bilenler daha iyi anlayacaklar.
Tavlada pulları taşırken yer sayarak oynayanlar tavlayı iyi bilenleri sinir hastası ederler.
Beşiktaş dün gece özellikle ilk yarı tavlada pulları sayarak koyan biriyle oynuyormuşsun hissini verdi bana.
Öylece daraldım. Tavlayı kırasım geldi.
Talisca neden ilk 11'de yok. Necip neden ilk 11'de var. Tosic'in neden aklı hâlâ Van Persie'de? Tolgay neden kendine çalım atar?
Gökhan İnler neden 11'de başlatılmaz?
Babel'e ne oldu? Fabri neden gereksiz çıkışlar yapar? Gökhan Gönül neden oyuna ağırlığını ve tecrübesini koyamaz?
İlk 45 dakikada izlerken Beşiktaş'ı soru işaretleri ile doldu kafamın içi.
Neden, niçin, nasıl, niye?
Topa daha çok sahip olan ve topla daha çok oynamak isteyen Beşiktaş'ı ilk defa bu kadar pas hatası yaparken izledim bu sezon. Pas, pas, pas ama sonuç kocaman bir sıfırdı. Ta ki ilk gole kadar.

Kartal değil canavar

Cenk defansı zorladı, bir yıldız gibi davrandı. O ana kadar herkesin eleştirdiği Cenk sahneye çıktı ve 'benim ne zaman ne yapacağım belli olmaz, her an her pozisyonda her golü atabilirim' mesajını verdi. Haklıydı da.
Futbolda en önemli kural sabırdır.
Yıldız futbolcuların, özellikle golcülerin en önemli gücü de sabırdır. Cenk bunu ikinci yarıda da kanıtladı. Quaresma çabalar, Atiba kendini parçalar, Cenk sabreder, taraftar kendini yırtar ama diğerleri bir çuval inciri berbat eder.
100 kiloluk 35 yaşındaki adamdan gol yiyen Beşiktaş'ın ikinci yarıda şampiyon gibi oynaması gerekiyordu.
Ligde, kupada kötü olan Beşiktaş'ın ikinci yarıda turdan çok geleceğini kurtarması gerekiyordu ki öyle de oldu.
Şenol hoca nasıl, ne şekilde konuştuysa ikinci yarıda sahaya 'kartal değil canavar' çıktı.
2. golü attıktan sonra morallenen Beşiktaş her şeyi unuttu. Fenerbahçe'yi de Karabük'ü de. Kendini hatırladı. Kim olduğunu! Ne yapması gerektiğini.
Özgüvenli, saldıran, ısıran, şampiyon gibi oynayan Beşiktaş vardı. Direkten dönen toplar, Talisca'nın 'burdayım, ben varım' mesajı taraftarı rahatlattı.
Beşiktaş kötü başlayan filmi güzel bitirdi.
İlk yarıda kaçan, bölünen uykular maç bitiminde en huzurlu rüyalara bıraktı yerini Beşiktaş'ta bu sabah.
Günaydın.
.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.